Mühendis Olmak...

Daha minik bir çocukken asker, polis olmak isteyen evin oğlunun, aklını başına devşirdiği dönemde kendine hedef edindiği yegane sıfattır mühendislik. Gerek tanıdık bir mühendis olmamasından, gerek tanıdık mühendisin olduğu durumlarda, o mühendisin ne halt ettiğini bilmemesinden, minik velet, hiç bir fikir sahibi olmadan, ÖSS tercih formunu mühendisliklerle dolduru verir. O esnada, arka planda, standart ebeveyn polemiği olan "şehir dışına gitsin-gitmesin" tartışmaları hüküm sürmektedir... 

  • Arabalara meraklı Makine Mühendisliğini,
  • Şaçına sürttüğü balonun, saçlarını dikmesinden etkilenen Elektrik Mühendisliğini,
  • Hayatında bi kere radyoyu yere düşürüp, arkasına yuvasından oynamış pili geri yerleştirdiğinde bir şey yaptığını zanneden Elektronik Mühendisliğini,
  • İkinisini de beceremeyip, akşama kadar bilgisayrın başında oyun oynayan evin asosyal yavrusu da Bilgisayar Mühendisliğini
      üst sıralara yerleştirir.

Bunların haricinde bir de genetik olarak mühendis doğanlar vardır ki bunlar, müteakip videoyla örneklenmektedir :
 
Sonuçlar geldiğinde kazandığı bölüm ne olursa olsun, ne yapacağını hiç bilmeyen sevimli mühendis aday adayımız  "anneeee bak ... mühendisliğini kazandım" şeklindeki nağralarla evin içinde coşar, bütün arkadaşlarını arayıp sırayla önce onların ne yaptığını sorar, sonra onların kendininkini sormalarını bekler. Bu telefon görüşmeleri, çocuğumuzun önündeki 4 yılda(minimum) yapacağı en sosyal harekettir.
 
Kayda gitmenin sevinciyle, kayıt sırasında hiç "dişi varlık" bulumamasından kıllanmaz. O, sadece mutludur.
 
------ Bu hikayenin okuma süreci, mini mini mühendis adaylarının şevkini kırmamak amacıyla, GELEN TALEP ÜZERİNE  silinmiştir.------
 
Vel hasıl kelam, işte geleceğiniz... :
 
Ve işte en önemlilerinden biri olarak, mühendislikten bir şekilde kurtulmuş birinin, ona geri dönmek için istediği bedel :
 

Tags:
Categories: Geyik

0 Yorumlar
Actions: E-mail | Permalink | Comment RSSRSS comment feed

İlişkili yazılar

Yorumlar kapalı.